|
|
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA ANEMİ (KANSIZLIK) Kansızlık hastada
hemoglobin değerinin yaşa ve cinse göre olması gereken değerden düşük olması
demektir. Tüm dünyada ve ülkemizde kansızlık nedenleri arasında en sık demir
eksikliği anemisi görülmektedir.
Demir eksikliği
anemisi en fazla süt çocukluğu döneminde, 2. Ve 3. Sıklıkta ise okul çağı ve
ergenlik öncesi çağda rastlanmaktadır. Çocuklarda demir eksikliğine yol açan
nedenler besinlerle yetersiz demir alımı, hızlı büyüme nedeni ile demir
ihtiyacının artması ve kan kaybıdır. Besinlerle
Yetersiz Demir Alınımı Daha büyük çocuklarda
özellikle hazır gıdalarla beslenme alışkanlığı, rejim yapmak amacı ile eksik
gıda alımı, çocuğun vejeteryan olması, ya da sosyo-ekonomik durum bozukluğu
nedeni ile hayvansal gıdaların alınamaması demir eksikliği anemisine yol
açacaktır. Ülkemizde
özellikle kırsal bölgelerimizde bile beslenme alışkanlıklarının değiştiği,
evlerde tarhana çorbası, bulgur pilavının yerini her 3 öğünde patates
kızartmasının aldığı dikkatimizi çekmektedir. Patatesde demir miktarı çok
yetersizdir. Bu da demir eksikliği anemisinin ülkemizde son yıllarda daha da
artmasına neden olmaktadır. Artmış
demir ihtiyacı Kan
Kaybı Çocuklarda inek
sütü verilmesi veya inek sütü ile yapılan mamalar nedeni ile sıklıkla demir
eksikliği gelişmektedir. İnek sütünde demir içeriği az olmasının yanında
barsaklardan kanamaya da yol açması demir eksikliğine neden olmaktadır. İlk 1
yıl içinde çocuklara inek sütü verilmemesi önerilmektedir. Özellikle çocuk
günde yarım litreden fazla süt içiyorsa ve fazla miktarda süt içtiği için
normal gıdaları almıyorsa o çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir. Ayrıca uzun
süreli aspirin ve diğer romatizma ilaçlarının kullanımı da barsaklardan kan
kaybına neden olabilmektedir. Çocuklarda doğuştan olan mide barsak
anomalileri de kan kaybına neden olmaktadır. Barsak
kurtlarından kıl kurdu ve solucanlar demir eksikliğine yol açmazlar, ancak
kancalı kurtlar barsaklardan kanamaya neden olarak demir eksikliğine neden
olmaktadır. Doğuştan kanamaya
eğilimi olan hastalarda (hemofili hastalığı gibi), sık sık kanamalar nedeni
ile demir eksikliği görülmektedir. Kızlarda adet kanamalarının uzun sürmesi
ve çok miktarda olması demir eksikliği anemisi gelişmesine yol açar. Demir
Eksikliğine Bağlı Kansızlıkta Görülen Belirtiler Toprak yeme, buz,
kağıt gibi normalde yenmemesi gereken şeylerin yenilmesi demir eksikliği
anemisinde sıklıkla görülmektedir ve PİKA olarak adlandırılmaktadır. Uzun süreli
demir eksikliklerinde tırnakların kaşığa benzer şekilde içe çökmesi, ağız
köşelerinde çatlamalar, dilin üzerinin düzleşmesi, ağrılı olması ve yutkunma
zorluğu daha çok erişkin hastalarda dikkati çekmektedir. Demir eksikliği olan
çocuklarda oturma, emekleme ve yürüme gibi motor gelişmede gecikme, davranış
bozuklukları, öğrenmede güçlük ve bağışıklık sisteminde azalma sonucunda
enfeksiyonlara yatkınlık gözlenmektedir. Yine özellikle süt çocukluğu
döneminde demir eksikliği varsa ağlarken katılma nöbetleri görülebilir. Eğer
kansızlık aile tarafından farkedilmeden uzun süre bu şekilde devam ederse
kalp yetmezliği gelişebilir. Çocuk bu durumda zor nefes alma, ileri derecede
halsizlik gibi belirtilerle doktora gelebilir. Demir
Eksikliğine Bağlık Kansızlığa Tanı Koyma ve Karıştığı Hastalıklar Bunun dışında
uzun süreli enfeksiyonlar ve hastalıkların seyir sırasında görülen anemiler
(böbrek hastalıkları, romatizmal hastalıklar, inflamatuvar barsak
hastalıkları, kanser gibi) demir eksikliği anemisi ile karışmaktadır. Tedavi Demir ilacının
alımından yaklaşık 1 saat sonra bulantı kusma, mide ağrısı, karın ağrısı
olabilir. Bu durum ilacın yemekten hemen sonra alınması ile geçer veya
azalır. Eğer semptomlar devam ederse doz miktarı azaltılır veya tablet, draje
veya sıvı formüllerden bir diğerine geçilir. Bazı hastalarda ishal veya
kabızlık yapmaktadır. Demir ilacı
alındığı sürece özellikle damla veya şurup kullanıldığında dişler geçici
olarak siyaha boyanabilir. İlacı verirken dilin arkasına doğru verilmesi
dişlerin boyanmasını azaltacaktır. Yine ilacın alındığı dönemde çocukların
kakasının koyu renk çıkacağı bilinmelidir. Eğer hastada doz
azaltıldığı halde kusmaları veya karın ağrıları oluyorsa, hastanın altta
yatan bir barsak hastalığı varsa, verilen ilaç emilemiyorsa, hastanın kronik
olan kanaması ağızdan verilen demir ilacıyla karşılanamıyorsa o zaman demir
ilacının enjeksiyon şekli kalçadan yapılabilir. Bu mutlaka doktor tarafından
önerilmelidir. Kalçadan yapılan demir ilacına karşı ani allerjik reaksiyonlar
gelişebilir, iğnenin yapıldığı yerde ağrı, renk değişikliği olabilir. İlacın
kalçada derin bir şekilde ve özel bir teknikle (Z palsit) yapılması önerilir.
Ayrıca son yıllarda damardan kullanılan demir preparatları da seçilen
vakalarda kullanılmaktadır. Hastanın
hemoglobin seviyesi yaşına göre normal düzeye gelince demir ilacı depolarının
dolması amacı ile yaklaşık 4-8 hafta daha yarı dozda devam edilir. Eğer
çocuğun beslenmesi düzeltilir, demirden zengin gıdalarla beslenmesi
sağlanırsa demir eksikliğinin tekrar etmesi önlenecektir. Çocuklarda demir
eksikliği anemisi dışında daha nadir olmak üzere folik asit eksikliği ve
vitamin B12 eksikliğine bağlı anemiler de gelişebilmektedir. 2-
VİTAMİN B12 EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ Vitamin B12 en
fazla hayvansal gıdalarda bulunur ve başlıca vitamin B12 eksikliği nedenleri
alımındaki eksiklik, emiliminde bozukluk ve doğuştan metabolik
hastalıklardır. Yetersiz vitamin B12 alımı en sık vejeteryanlarda
görülmektedir. Vejeteryan olmayanlarda da yanlış beslenme veya sosyo-ekonomik
nedenlerle eksik beslenme sonucunda da bu eksiklik ortaya çıkmaktadır.
Çeşitli nedenlerle annesinde vitamin B12 eksikliği gelişen bebeklerde anne
sütünde bu vitaminin eksikliği olacaktır. Bu annelerin bebekleri ek gıdalar
almıyor ve sadece anne sütü alıyorlarsa vitamin B12 eksikliğine bağlı
kansızlık yanında çeşitli nörolojik bozukluklar da geliştirmektedir. Başını
ilk zamanlar tutmaya başlayan çocuk sonraları tutamaz veya otururken oturamaz
hale gelir. El ve kollarında titremeler de gelişebilir. Erken tanı konulup
tedavi edilmesi ile tamamen normale dönerler. Ergenlik
döneminde de rejim nedeni ile sıkı diyet uygulandığında bu vitaminin
eksikliği görülebilir. Bu vitamin eksikliği çocuğun dengesinde bozukluk, el
ve ayaklarda uyuşma, yürümede ve elleri kullanmada zorluk, karıncalaşma ve
hafızasında bozukluklara neden olabilir. Belirtiler Tedavi 3-FOLİK
ASİT EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ Folik asit
yiyeceklerde yaygın olarak bulunmasına rağmen pişirme işlemi sırasında
çabucak parçalanmaktadır. Yüksek oranda folik asit içeren yiyecekler
karaciğer, böbrek, portakal suyu ve ıspanaktır. Ayrıca keçi sütündeki folik
asit miktarı çok düşüktür. Yine vitamin B12 eksikliğinde olduğu gibi yetersiz
alınır veya emilimi bozuk ya da ihtiyaç artmışsa folik asit eksikliğine bağlı
anemi ortaya çıkabilmektedir. Talasemi Major
(Akdeniz Anemisi Hastalığı) erken çocukluk çağında başlar ve çok ciddi bir
kalıtsal kan hastalığıdır. Talasemi majorlü çocuklarda gelişen kansızlık
sonucu sık sık kan verilmesine ihtiyaç gösterirler. Talasemi
Taşıyıcılığı (Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı) olan kişide hemoglobini
olması gerekenden 1-2 gram düşük olsada genellikle sağlıklıdır. Türkiye de
her 100 kişiden 2 kişi Akdeniz anemisi taşıyıcısıdır. Bu oran Antalya, Muğla,
Konya, İskenderun gibi illerimizde %8-10 lara kadar çıkmaktadır. Talasemi
taşıyıcısı olan kişiler bazen demir eksikliğine bağlı anemisi olduğu
zannedilerek gereksiz yere demir ilacı kullanırlar. Kan testleri ile kişinin
taşıyıcı olup olmadığı kolayca anlaşılmaktadır. Eğer anne veya babadan biri
taşıyıcı olursa çocuklardan hiçbiri Akdeniz anemisi hastalığı olmayacaktır.
Ancak her çocuk da talasemi taşıyıcılığı olma olasılığı %50 dir. Eğer
talasemi taşıyıcısı olan 2 kişi evlenecek olursa her çocukta Akdeniz anemisi
hastalığı ortaya çıkma olasılığı %25 dir. Talasemi majörlü
çocuklar (Akdeniz anemisi hastalığı olan) doğumda normaldir, ancak 3 ile 18
ay arasında (genellikle 5-6 ay) kansızlıkları başlamaktadır. Gittikçe
renkleri solar, rahat uyumazlar, yemek yemek istemezler ve kusarlar, gelişimleri
bozulur. Karaciğerde ve dalakta büyüme nedeni ile karın şişliği ile doktora
gelirler. Başlıca tedavi hastaya 2-4 hafta aralıklarda düzenli kan vermektir.
Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık kan
vermektir. Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık
kan vermekle vücutta demir birikimi olacak ve başta kalp ve karaciğer olmak
üzere bir çok organa zarar verecektir. Günümüzde bu fazla demiri ortadan
kaldırmak için küçük pompalarla desferal isimli ilaç deri altına gidecek
şekilde iğnelerle takılır. 8-10 saat sürede ilacın gitmesi sağlanır ve
haftanın en az 5 günü üst üste uygulanır. Kullanım zorluğu nedeni ile uyum
zorluğu olmakta ve hastalar düzenli kullanmamaktadır. Ayrıca ömür boyu kan
transfüzyonları ve demir bağlayıcı ajanların kullanılmasının maliyeti çok
yüksektir. Talasemi
Major Hastalığı Nasıl Önlenmektedir? Son yıllarda
anneden alınan koryonik villus örnekleri DNA analiz yöntemleri ile akdeniz
hastalığı açısından incelenir. Bu yöntem gebeliğin 9. ve 10. Haftalarında
yapılmaktadır. Hazırlayan: Dr. Mualla Çetin |
|